Kadınların hem mülteci olmaları hem de sahip oldukları kimlikler nedeniyle çok katmanlı ayrımcılığa maruz kaldıkları vurgulanıyor. Mülteci kadınlar, önyargı ve nefret söylemleriyle şekillenen bir toplumsal algı içinde hem ötekileştiriliyor hem de kimliksizleştiriliyor. Bu durum, farklı kimliklerin tek tipleştirilerek homojen bir grup gibi görülmesine neden oluyor. Tüm bu sorunlar, mülteci kadınların bir araya gelerek oluşturduğu meclis etrafında görünürlük kazanıyor ve ortak mücadele zeminine dönüşüyor.